Elektriğin Keşfi
Elektrik ve mıknatıs sözcüklerinin kökeni eski Yunanca’ya dayanır. Elektrik kelimesi, “kehribar” anlamına gelen eski Yunanca’da elektron‘dan türemiştir. Mıknatısın(magnet) ise mıknatıs taşlarının yoğun olarak bulunduğu Batı Anadolu’daki Magnesia(Manisa)’dan türetildiği düşünülmektedir.
Elektriğin ve mıknatısın ne kadar zamandan beri bilindiğinin kesin olarak bilinilmemesine karşın, Çinli’lerin M.Ö. 1100 yıllarında gemicilik için mıknatıs taşlarıyla mıknatısladıkları madenî iğneler ile basit bir pusula oluşturup bunu kullandıkları bilinmektedir. Fakat M.Ö. 625-545 yılları arasında Aristoteles’in yazdığı yazılar, öğretmeni Thales’in elektrik ve magnetizma konusunda önemli gözlemler yaptığını gösteriyor. Bu gözlemlerde Thales, kehribarın küçük cisimleri, mıknatısın ise demiri çekebildiğini keşfetmiştir.
Elektrik ve magnetizma üzerine atılan bu temelden sonra bu konular günümüze kadar büyük gelişmeler göstermiştir. Ve hala bu iki konu hakkındaki soruları tamamen yanıtlayabilmiş değiliz.
Kronolojik Olarak Elektrik ve Magnetizma Konusundaki Gelişmeler:
1269 – Peter Peregrinus, pusulanın ilkel biçimini tanımlamıştır.
1600 – William Gilbert, magnetizma olgusu üzerine yazdığı De Magnete adlı kitabını yayınladı. Bu kitapta Dünya’nın küresel bir mıknatıs olduğunu ve pusulanın ibresinin Dünya’nın magnetik kutbunu gösterdiğini söyledi.
1660 – Otto Van Guericke, elektriksel yük üreten ilk makinayı yaptı.
1729 – Stephan Gray, metal çubuk, ipek, cam gibi maddeleri ard arda bağlayarak elektriği iletebileceğini gösterip iletken olan ve olmayan maddeleri sınıflandırdı.
1745-1746 – E.G. Von Kleist ve Leyden Üniversitesi’nden Pieter Van Musschenbroek, birbirlerinden bağımsız olarak su dolu bir cam şişe içerisine metal bir çubuk batırıp tarihin ilk kondansatörünü yapmış oldular. Bu kondansatöre “Leyden Şişesi” adı verildi.
1752 – Daha önceden elektrik yüklerinin artı ve eksi olarak adlandırılmasını sağlayıp yüklerin birbirini itip çektiğinden bahseden Benjamin Franklin, fırtınalı bir havada uçurduğu uçurtması ile bir leyden şişesini yüklemeyi başardı. Ve bu ilk paratoner için fikir kaynağı oldu.
1777 – Charles Augustin de Coulomb, yüklü iki metal küre ya da mıknatıs kutbu arasındaki itme veya çekme kuvvetini duyarlı bir biçimde ölçebilen burulmalı tartı aygıtını yaptı.
1785 – Charles Augustin de Coulomb, burulmalı tartı aygıtıyla bugün bilinen Coulomb Yasası’nı oluşturup kanıtladı.
1800 – Alessandra Volta, ilk pili icat etti ve kısa sürede çok geliştirdi.
1807 – Humphry Davy, özel üretilmiş güçlü bir volta piliyle sürekli akım oluşturan bir kaynak elde etti. Bu sonuç en büyük sorunun yanıtlamasına temel oluşturdu. Elektrik ile magnetizma arasındaki ilişki nedir?
1819 – Hans Christian Oersted, telin içerisinden geçen elektrik akımının telin çevresinde magnetik alan oluşturduğunu keşfetti. 1820 yılında bunu yayımladığında bilim dünyasında büyük yankı yarattı.
1820 – Andre Marie Ampere, Oersted’in yayımladığı yazıdan 1 hafta sonra bu olguyu açıklayan bir formül geliştirdi. Buna Ampere Yasası dendi.
1827 – Georg Simon Ohm, bir iletkenden geçen akımın, iletkenin uçları arasındaki gerilim ile doğru, iletkenin direnciyle ters orantılı olduğunu bulup buna Ohm Yasası adını verdi.
1831 – Michael Faraday, ilk jeneratörü yaptı. Ayrıca mıknatısların elektrik akımı ürettiğini buldu ve bunu formüle etti. Ancak yaptığı çalışmalar öldüğü 1867 yılından sonra yayımlandı.
James Clerk Maxwell(1831-1879), çalışmalarıyla bilim dünyasına çok büyük katkılarda bulundu. Işığın bir elektromagnetik dalga olduğunu benimseyen Maxwell, elektromagnetik radyasyon kavramını ortaya attı ve alan denklemlerini Faraday’ın elektrik ve magnetik kuvvet çizgilerinin üzerine oturttu. Bu denklemler daha sonra Albert Einstein’ın görelilik kuramını geliştirmesine ve Max Planck’ın kuantum hipotezini formüle etmesine yaradı…









çok güzel olmuş teşekkürler…
gerçektende çok güzel başka yerlerde bu yazıyı bulamadım
gerçektende çok güzel başka yerlerde bu yazıyı bulamadım
Yorum Yapın!
Kategoriler
RSS
Etiketler
Son Yorumlar
En Çok Yorumlananlar
En Çok Okunanlar